| Yavuz Sultan Selim – Osmanlı'nın Doğuya Açılışı ve Memlük Sultanlığı'nın Fethedilmesi (1512–1520) |
.jpg)
Yavuz Sultan Selim Portresi |
Yavuz Sultan Selim, Osmanlı İmparatorluğu’nun 11. padişahı olarak tahta geçtiğinde, Osmanlı İmparatorluğu önemli bir dönemeçteydi. Bayezid’in diplomatik ilişkiler ve iç istikrar üzerine kurduğu yönetim sonrası, Yavuz Sultan Selim, Osmanlı'nın askeri ve fetihçi geleneğini yeniden canlandırarak imparatorluğu doğuya doğru genişletmeye yöneldi. |
| Yavuz Sultan Selim’in Tahta Çıkışı ve İç Karışıklıklar |
| Yavuz Sultan Selim, babası II. Bayezid’in tahttan feragat etmesinin ardından 1512 yılında Osmanlı tahtına çıktı. Yavuz’un tahta çıkışı, bir dizi iç karışıklığa yol açtı. Bayezid’in yönetim tarzı, halkın büyük kısmını memnun etmiyor ve halkın hoşnutsuzluğu artıyordu. Bu huzursuz ortamda, Yavuz Sultan Selim, tahtı güvence altına almak için sert önlemler aldı. |
| Yavuz Sultan Selim’in tahta çıkışını pekiştirmek için, Şehzade Ahmed’in isyanı bastırıldı ve Yavuz Sultan Selim’in hükümetin merkezî yapısını güçlendirme çabaları hız kazandı. Aynı zamanda, yeniçeri ocağının güçlendirilmesi ve ordu reformları da yapılmıştır. Bu hamleler, ona imparatorluğun egemenliğini sağlamlaştırma noktasında yardımcı oldu. |
| Memlük Sultanlığı’na Sefer ve Mısır’ın Fethi |
| Yavuz Sultan Selim, ilk yıllarında Osmanlı’yı Memlük Sultanlığı’na karşı sefer düzenlemeye hazırladı. Memlükler, Osmanlı’nın doğu sınırındaki önemli bir rakipti ve Hicaz (Kutsal Topraklar) ile Mısır üzerindeki egemenlikleri Osmanlı’nın stratejik çıkarlarına ters düşüyordu. Memlükler, aynı zamanda Şii Safevîler’le ittifak kurmuştu ve bu durum, Osmanlı için büyük bir tehdit oluşturuyordu. |
| 1516 yılında, Yavuz Sultan Selim Memlük Sultanı Kansu Gavri ile yapılan Mercidabık Meydan Muharebesi’nde karşı karşıya geldi. Bu savaş, Osmanlı’nın Memlükler üzerindeki egemenliğini kesin bir şekilde sağladı. Memlük Sultanı Kansu Gavri öldü ve Memlükler Osmanlı topraklarına katıldı. |
| Mısır, Osmanlı'nın hakimiyetine geçtikten sonra, Yavuz Sultan Selim, Mekke ve Medine gibi kutsal toprakları da Osmanlı İmparatorluğu'na dahil etti. Bu fetih, aynı zamanda Osmanlı Devleti’ni İslam dünyasının halifesi olarak tanıtmak adına kritik bir adım oldu. Kutsal Topraklar’ın Osmanlı’ya katılması, Osmanlı Padişahı’nın aynı zamanda İslam dünyasının lideri olarak kabul edilmesine zemin hazırladı. |
| Safevîler ile Çatışma ve Çaldıran Seferi (1514) |
| Yavuz Sultan Selim’in bir diğer büyük stratejik hamlesi, Safevîler ile girdiği çatışmalardı. Safevîler, Osmanlı İmparatorluğu için tehlikeli bir düşmandı çünkü Şii inançlarını yaymak istiyorlardı ve Osmanlı da Sünni İslam’ın temsilcisiydi. Ayrıca, Safevîler ile yapılan ittifaklar, Osmanlı’nın egemenlik alanına tehdit oluşturuyordu. |
| 1514 yılında, Yavuz Sultan Selim, Safevîlerin başkenti olan Tebriz’i ele geçirmek için Çaldıran Meydan Muharebesi’ni başlattı. Bu savaş, Osmanlı’nın kesin zaferiyle sonuçlandı ve Safevîler büyük bir kayıp yaşadı. Çaldıran zaferi, Osmanlı’nın doğudaki sınırlarını güçlendirmesine yardımcı oldu ve Safevîler ile olan rekabeti sona erdirdi. |
| Osmanlı’nın Halifelik Hakkı ve İslam Dünyasında Güç Kazanımı |
| Mısır’ın fethiyle birlikte, Yavuz Sultan Selim’in Osmanlı İmparatorluğu’nu İslam dünyasının lideri olarak konumlandırması sağlandı. Halifelik unvanı, sadece bir dini figür olmanın ötesine geçerek, Osmanlı Padişahı’nı İslam dünyasının en güçlü hükümdarı yaptı. Bu, Osmanlı için prestijli bir konum ve aynı zamanda Batı’daki Hristiyan devletlere karşı bir üstünlük anlamına geliyordu. |
| Yavuz Sultan Selim’in Son Yılları ve Vefatı |
| Yavuz Sultan Selim, 1517 yılında Memlük Sultanlığı’nı fethettikten sonra hızla Osmanlı topraklarını genişletmeye devam etti. Ancak, ağır savaşlar ve yönetimsel zorluklar, onun sağlığını olumsuz etkiledi. Yavuz Sultan Selim, 22 Eylül 1520 tarihinde vefat etti. Onun ölümü, Osmanlı İmparatorluğu için büyük bir kayıp olsa da, yerine geçen oğlu Kanuni Sultan Süleyman, Osmanlı’yı bir sonraki aşamaya taşıyacak ve Osmanlı İmparatorluğu’nun zirveye çıkmasını sağlayacaktı. |