II. Mehmed'in Son Yılları ve Osmanlı İmparatorluğu'nun Kurumsal Yükselişi (1453–1481)
İstanbul’un fethi, II. Mehmed için sadece bir zafer değil, aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu'nun yeni bir çağ başlatması anlamına geliyordu. Bu zaferin ardından II. Mehmed, hem Osmanlı topraklarını genişletmek hem de imparatorluğun yapısını güçlendirmek için önemli adımlar attı. Ancak, Fatih Sultan Mehmet'in hükümetindeki son yıllar, huzursuzluklar ve iç tehditlerle geçti.
İstanbul’un Yeniden Yapılandırılması ve Kültürel Değişim
İstanbul’un fethi, sadece askeri bir zafer değil, aynı zamanda bir kültürel ve yapısal devrimdi. II. Mehmed, İstanbul’u sadece bir başkent olarak değil, dünya tarihinin önemli merkezlerinden biri olarak inşa etti. Ayasofya, İstanbul’un simgelerinden biri olarak camiye dönüştürülürken, İstanbul’un çehresi de hızla değişmeye başladı. Eski Bizans yapıları onarıldı ve yeni yapılar inşa edildi. Fatih Camii gibi muazzam yapılar, İstanbul'un siluetini şekillendirdi.
Osmanlı Devleti’nin başkenti İstanbul, hem ticaretin hem de kültürün merkezi hâline geldi. İslam dünyasından gelen bilim insanları, filozoflar ve sanatçılar İstanbul’da toplanmaya başladı. Rönesans hareketlerinin Avrupa’da güç kazandığı dönemde, İstanbul bir bilimsel ve kültürel başkent olarak şekillendi.
Fetih Politikaları ve Yeni Hedefler
İstanbul’un fethinden sonra II. Mehmed, gözünü yeni fetihlere dikti. Öncelikle, Karadeniz’e hakimiyet sağlamak amacıyla, Trabzon Rum İmparatorluğu’nu 1461 yılında fethetti. Böylece, Karadeniz’in tüm kıyıları Osmanlı topraklarına katılmış oldu. II. Mehmed, Karadeniz’in stratejik önemini biliyor ve bu bölgenin kontrolünü sağlamayı hedefliyordu.
Osmanlı, aynı zamanda Süleyman Paşa komutasında Ege Adaları'na da seferler düzenledi. Ege’deki adalar üzerinde de Osmanlı hâkimiyeti arttı. Ancak, en büyük ve en belirleyici fetihlerden biri, Bosna ve Sırbistan’a karşı düzenlenen seferlerde elde edildi.
Bu dönemde, II. Mehmed’in fetih anlayışı, sadece toprak kazanmaktan ibaret değildi. Aynı zamanda, fethedilen topraklarda Osmanlı yönetim sistemini kurmak ve halkı Osmanlı kültürüyle tanıştırmak da önceliklerindendi. Tahrir Defterleri gibi yönetim belgeleriyle, Osmanlı İmparatorluğu’nun vergi sistemi ve toprak düzeni düzenli hale getirildi.
Fatih Sultan Mehmet’in İç ve Dış Politikasındaki Zorluklar
Fatih Sultan Mehmet’in son yılları, bazı iç ve dış tehditlerle geçti. İçeride, beylikler ve bazı yerel güçlerin bağımsızlık isyanları söz konusu olmuştur. II. Mehmed, bu isyanları bastırarak Osmanlı'nın egemenliğini sağlamlaştırmıştır. Ancak, en büyük iç meselelerden biri de, II. Mehmed’in oğlu II. Bayezid’in tahta çıkma istekleriydi.
Dışarıda ise, Avusturya Dükalığı ve Venedik Cumhuriyeti gibi batılı devletler, Osmanlı'nın yükselişini bir tehdit olarak görmeye başlamıştı. Özellikle Venedikliler, Osmanlı'nın Ege'deki adalar üzerindeki hâkimiyetini artırmalarından rahatsızlık duyuyorlardı. Ancak, II. Mehmed, diplomatik ve askerî çözümlerle bu tehditleri geçici olarak savuşturdu.
Son Seferler ve Vefat
Fatih Sultan Mehmet’in son yılları, birçok yeni fetih girişimiyle dolu olmasına rağmen, sağlığı giderek kötüleşiyordu. II. Mehmed, son yıllarında Karaman’a karşı bir sefer düzenlemeyi planlamıştı ancak bu sefer, Sivas’ta gerçekleşmeden, 3 Mayıs 1481’de vefat etti.
Fatih Sultan Mehmet’in ölümü, Osmanlı İmparatorluğu için bir dönüm noktasıydı. II. Mehmed, sadece bir hükümdar değil, aynı zamanda Osmanlı'nın ilk büyük imparatoru olarak tarihe geçti. Onun vizyonu ve fetih anlayışı, Osmanlı İmparatorluğu’nun bir dünya gücü haline gelmesinin temellerini atmıştı. Onun ölümüyle birlikte II. Bayezid tahta çıkmış, ancak Osmanlı İmparatorluğu’nun yükselişi durmaksızın devam etmiştir.
Geri ileri
;