Fetret Devri – Dağılmanın Eşiğinden Dönüş (1402–1413)
1402 Ankara Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti, bugüne dek karşılaştığı en ağır krizle yüzleşti. Sultan Yıldırım Bayezid'in Timur tarafından esir alınması, sadece bir hükümdarın kaybı değil, merkezi otoritenin de çöküşü anlamına geliyordu. Devletin başsız kalmasıyla birlikte, taht üzerinde hak iddia eden Bayezid’in oğulları arasında büyük bir mücadele başladı. Bu dönem, tarihe Fetret Devri ya da "Osmanlı'nın Fasıla Devri" olarak geçti.
Bayezid';in hayatta kalan dört oğlu – Süleyman, İsa, Mehmed ve Musa – devletin çeşitli bölgelerinde kendi egemenliklerini ilan ettiler. Osmanlı toprakları, adeta dörde bölünmüştü:
Süleyman Çelebi Edirne ve Rumeli'de,
İsa Çelebi Bursa ve çevresinde,
Musa Çelebi Balkanlar';da kısa süreli varlık gösterdi,
Mehmed Çelebi ise Amasya çevresinde güç kazandı.
Bu kardeşlerin her biri, Osmanlı tahtına meşru varis olduğunu iddia ederek diğerleriyle savaşa girişti. Bu savaşlar sadece birer iktidar mücadelesi değildi; aynı zamanda Osmanlı'nın iç yapısının çözülmeye başladığı, yerel beylerin ve eski Anadolu beyliklerinin yeniden güç kazandığı bir dönemdi. Bu karışıklık, Anadolu'da Timur'un serbest bıraktığı eski beyliklerin tekrar ortaya çıkmasına da zemin hazırladı. Osmanlı, bir yandan kardeş savaşlarıyla parçalanıyor, bir yandan da kazandığı toprakları kaybediyordu.
Fetret Devri'nin en dikkat çekici yanı, merkezi otoritenin tamamen ortadan kalkmış olmasıdır. Bu yıllarda Osmanlı'nın ne tek bir padişahı ne de birlik içinde hareket eden bir ordusu vardı. Her şehzade, kendi bölgesinde küçük bir "devletçik" gibi hareket ediyor, hatta birbirleriyle diplomasi yürütüyordu. Bu nedenle bazı tarihçiler, Fetret Devri'ni Osmanlı'nın ilk ve tek ";fiili parçalanma dönemi" olarak tanımlar.
Bu karışıklık içinde parlayan kişi, Mehmed Çelebi oldu. En küçük kardeş olmasına rağmen, hem sabırlı hem de akıllı adımlar atarak diğer kardeşlerini birer birer saf dışı bıraktı. Önce İsa Çelebi'yi yendi, sonra Süleyman Çelebi'nin ölümünden sonra Rumeli’yi kontrol altına aldı. Son olarak Musa Çelebi’yi de etkisiz hale getirerek 1413 yılında Edirne'de kendini "padişah" ilan etti. Böylece Osmanlı Devleti'ni yeniden tek merkezden yöneten ilk kişi oldu.
Bu olayla birlikte Fetret Devri sona erdi. Mehmed Çelebi, tarihe "Osmanlı'nın ikinci kurucusu" olarak geçti. Onun başarısı, yalnızca kardeşlerini alt etmesinde değil; dağılmaya yüz tutmuş bir devleti toparlayarak yeniden işler hale getirmesinde yatar.