II. Mehmed (Fatih Sultan Mehmet) İstanbul';un Fethi ve Yeni Bir Çağ Başlatmak (1451–1453)

IIMehmed

II.Mehmed Portresi

II. Murad’ın 1451’de vefatından sonra tahta geçen II. Mehmed, yalnızca Fatih Sultan Mehmet olarak değil, aynı zamanda Osmanlı’nın en büyük padişahlarından biri olarak da tarihe geçti. Genç yaşta tahta geçen II. Mehmed, ilk andan itibaren Osmanlı Devleti’ni büyük bir imparatorluk yapma hedefini benimsedi. Bu hedef, onun İstanbul’u fethetmek gibi devasa bir amaca odaklanmasını sağladı.
II. Mehmed, ilk olarak taht kavgalarından uzak durarak güçlü bir yönetim kurma yoluna gitti. Yönetimle ilgili kararlar, devletin merkezî gücünü artıracak şekilde alındı. Devletin kurumsal yapısı güçlendirildi, ordu yeniden düzenlendi ve yeni askeri stratejiler geliştirildi. Ayrıca, II. Mehmed dönemi, Yeniçeri Ocağı gibi modern ordu yapılarının güçlendiği bir dönemi işaret eder.
II. Mehmed’in başlıca hedeflerinden biri İstanbul’un fethiydi. Bu, Osmanlı’nın Batı’daki rakipleriyle olan dengelerini değiştirecek, aynı zamanda İslam dünyasında büyük bir zafer olarak kabul edilecekti. İstanbul, Bizans İmparatorluğu’nun başkenti ve Batı ile Doğu’nun kesişim noktasındaki stratejik bir noktada bulunuyordu. Hem askeri hem de ekonomik bakımdan büyük önem taşıyan bu şehir, Osmanlı için adeta bir "başkent" olma potansiyeline sahipti.
İstanbul Kuşatması Hazırlıkları
II. Mehmed, İstanbul’u kuşatmadan önce hazırlıklarını büyük bir titizlikle yaptı. En önemli adım, devasa bir ordu kurmasıydı. Osmanlı, İstanbul’u fethetmek için yaklaşık 100.000 kişilik bir ordu hazırladı. Bunun yanında, kuşatmayı başarıyla gerçekleştirebilmek için yeni teknolojilere de yatırım yapıldı. Bunların başında ise toplar vardı. II. Mehmed, Macar urban adlı bir topçu ustasını, "Şahi" adlı devasa bir kuşatma topunu yapmak için görevlendirdi. Bu top, surları yıkma kapasitesine sahipti ve dönemin en büyük kuşatma silahıydı.
Kuşatma hazırlıkları sadece askeri alanda yapılmadı. II. Mehmed, Bizans’ın tek savunma hattı olan Boğaz'dan gelen deniz yollarını kesmek için bir dizi stratejik adım attı. Haliç’in girişine büyük zincirler çekilerek Osmanlı donanmasının İstanbul’a girmesi engellendi. Bu, Bizans için önemli bir savunma tedbiriydi, ancak II. Mehmed, Haliç’i de ele geçirecek bir gemi yolu inşa ettirerek bu engeli aştı.
İstanbul’un Kuşatılması ve Fethi (6 Nisan 1453 – 29 Mayıs 1453)
Kuşatma 6 Nisan 1453 tarihinde başladı. Osmanlı, İstanbul çevresindeki surları kuşatırken, Bizans İmparatoru XI. Konstantinos, Batı'dan yardım alabilmek için defalarca çağrılar yapmıştı. Ancak Batı, Bizans’a gereken yardımı sağlayamadı. İstanbul’un savunmasını sadece Bizans’ın askerleri ve bazı Batılı paralı askerler oluşturuyordu.
İstanbul kuşatması boyunca Osmanlı, toplarla surları vurmaya başladı. Bu büyük top, surlarda büyük gedikler açtı, ancak İstanbul’un surları oldukça sağlamdı ve Bizans savunması da oldukça direnciydi. Osmanlı, aynı zamanda sürekli gece gündüz kuşatma yaparak, İstanbul halkının moralini bozmaya çalıştı. II. Mehmed’in stratejileri ve savaş taktikleri, kuşatmanın başarısı için belirleyici oldu.
En büyük zorluklardan biri, İstanbul’a yardım gönderecek gemilerin Boğaz’a girmesini engellemekti. II. Mehmed, burada da stratejik bir hamle yaparak, Haliç’teki zincirleri aşacak bir yol inşa etti. Bu hamleyle Osmanlı donanması, Haliç’ten içeri girerek şehri denizden de kuşatmayı başardı.
Sonunda, 29 Mayıs 1453’te İstanbul düştü. Bizans İmparatoru XI. Konstantinos son bir direniş gösterse de başarılı olamayarak şehri terk etti. İstanbul’un fethi, Bizans İmparatorluğu’nun sonunu işaret ediyordu.
İstanbul’un Fethinin Önemi
İstanbul’un fethi, sadece Osmanlı için değil, tüm dünya tarihi için büyük bir dönüm noktasıydı. Bu zafer, Osmanlı İmparatorluğu’nun artık sadece bir Balkan devleti olmanın ötesine geçerek, doğudan batıya yayılan büyük bir imparatorluğa dönüşmesinin başlangıcıydı. İstanbul, aynı zamanda İslam dünyası için büyük bir simge haline geldi. Osmanlı, İstanbul’u “İstanbul” adıyla yeniden inşa etti ve şehri Osmanlı’nın başkenti yaptı.
Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesi, Batı’daki Hristiyan dünyası tarafından büyük bir şokla karşılandı. Aynı zamanda bu olay, Batı’daki keşiflere ve deniz yoluyla Hindistan’a ulaşma arayışına da zemin hazırladı. Bizans İmparatorluğu’nun sonunun gelmesi, Batı Avrupa’da Rönesans hareketlerinin hız kazanmasına neden oldu. İstanbul, hem ticaret yollarının hem de kültürün merkezi haline geldi.
II. Mehmed, fetih sonrasında İstanbul’u yeniden imar etti, Ayasofya gibi önemli yapıları camiye dönüştürdü ve şehre büyük bir etnik ve dini çeşitlilik getirdi. Ayrıca, Osmanlı'nın başkenti olan İstanbul, aynı zamanda tarihin en önemli kültürel ve bilimsel merkezlerinden biri haline geldi.
Geri ileri
;