| I. Mehmed (Çelebi) – Devleti Ayağa Kaldıran Sultan (1413–1421) |

Mehmet Çelebi Portresi |
Fetret Devri'nin sona ermesinin ardından Osmanlı tahtına geçen I. Mehmed, yalnızca bir galip şehzade değil, aynı zamanda yıkılmaya ramak kalmış bir devleti yeniden inşa eden bir liderdi. Bu nedenle birçok tarihçi onu, Osmanlı'nın "ikinci kurucusu" olarak değerlendirir. 1413'te Edirne'de tahta çıktığında, Osmanlı'nın Balkanla'daki otoritesi sarsılmış, Anadolu'daki hâkimiyeti dağılmış ve devletin birliği büyük ölçüde zarar görmüştü. |
I. Mehmed'in hükümdarlığının ilk yılları, iç istikrarı sağlama ve eski otoriteyi yeniden tesis etme çabalarıyla geçti. Devletin kurumlarını yeniden işler hâle getirdi, özellikle beylerbeylikler ve sancak yönetimlerini güçlendirdi. Yerel isyanlara karşı sert ama ölçülü politikalar izledi. Kardeşlerini alt ederek devleti bir araya getirmiş olsa da, halkın güvenini kazanmak için daha barışçıl ve itidalli bir siyaset yürüttü.
|
Ancak bu dönemin en önemli gelişmelerinden biri, hiç kuşkusuz Şeyh Bedreddin İsyanıdır. Osmanlı'nın eski kadılarından olan Şeyh Bedreddin, hem derin bir din bilgini hem de halk üzerinde etkili bir figürdü. Tasavvufî fikirleriyle geniş kitleleri etkilemişti. Ancak zamanla geliştirdiği fikirler, Osmanlı yönetimiyle çatışmaya başladı. Toplumda eşitlikçi, ortak mülkiyeti savunan, din farklarını önemsizleştiren düşünceleri özellikle yoksul halk ve çeşitli etnik gruplar arasında destek buldu.
|
1416 yılında Şeyh Bedreddin, Osmanlı yönetimine karşı doğrudan bir isyan başlattı. İsyan, Trakya'da ve özellikle Deliorman bölgesinde büyük bir tehdit hâlini aldı. I. Mehmed bu durumu ciddiye aldı ve isyanı bastırmak için kuvvet gönderdi. Kısa sürede bastırılan isyanın ardından Bedreddin yakalandı ve Serez'de idam edildi. Bu isyan, Osmanlı tarihinde sosyo-politik temelli ilk büyük iç ayaklanma olarak görülür ve devletin merkezî otoritesine karşı çıkan fikir hareketlerinin ne kadar tehlikeli olabileceğini gösterdi.
|
Bu iç isyanın bastırılmasının ardından, I. Mehmed dikkatini yeniden Anadolu'daki beyliklere çevirdi. Timur’un 1402’de serbest bıraktığı beyliklerden bazıları yeniden güç kazanmıştı. Mehmed, diplomasi ve sınırlı askerî müdahalelerle bu beyliklerin bir kısmını tekrar Osmanlı’ya bağladı. Ancak babası Yıldırım Bayezid gibi sert ve doğrudan bir fetih politikası izlemedi; onun yerine daha uzlaşmacı bir yaklaşım benimsedi.
|
I. Mehmed'in döneminde Osmanlı'nın dış politikası ise daha çok savunmaya dayalıydı. Avrupa devletleriyle doğrudan büyük savaşlara girilmedi; daha çok sınırların korunması ve diplomatik dengelerin sürdürülmesi hedeflendi. Bu politika, Osmanlı'nın yaralarını sarması için gereken zamanı kazandırdı.
|
1421 yılında I. Mehmed’in vefatıyla birlikte tahta oğlu II. Murad çıktı. Ancak bu geçiş de kolay olmadı. I. Mehmed'in ölümü, yeniden taht iddialarını ve yeni isyanları beraberinde getirecekti.
|